Bir binanın taşıyıcı sisteminde güvenlik endişesi varsa, atılması gereken ilk adım riskli yapı tespitidir. Bu teknik değerlendirme, hem bina sakinlerinin güvenliği hem de kentsel dönüşüm sürecinin başlatılması açısından belirleyici bir rol oynar. Peki riskli yapı tespiti nasıl yapılır, kimler başvurabilir ve süreç sonunda neler olur?
Riskli Yapı Nedir, Kimler Tespit Başvurusu Yapabilir?
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında "riskli yapı", ekonomik ömrünü tamamlamış ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı teknik olarak tespit edilen yapılar olarak tanımlanır. Tespit başvurusu; bina maliki, kanuni temsilcisi veya bina yönetimi tarafından yapılabilir. Kat mülkiyeti kurulmuş binalarda tek bir bağımsız bölüm sahibi dahi başvuruyu başlatabilir, bu nedenle sürecin başlaması için tüm kat maliklerinin onayı beklenmez.
Riskli Yapı Tespit Süreci Nasıl İşler?
Süreç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nca yetkilendirilmiş kurum ve laboratuvarlar üzerinden ilerler. Genel akış şu şekildedir:
- Başvuru: Malik veya yetkili temsilci, yetkilendirilmiş bir kuruma başvurarak tespit talep eder.
- Saha incelemesi: Uzman ekip binada yerinde inceleme yapar, taşıyıcı sistem elemanlarından numune alır, karot deneyleri ve donatı tespiti gibi teknik çalışmalar yürütür.
- Raporlama: Toplanan veriler değerlendirilerek teknik bir rapor hazırlanır ve ilgili idareye sunulur.
- Tapuya şerh ve bildirim: Yapı riskli bulunursa durum tapu kütüğüne işlenir, malikler ve ilgililer bilgilendirilir.
- İtiraz süreci: Malikler, tebligat tarihinden itibaren belirlenen süre içinde rapora itiraz edebilir; itiraz teknik heyet tarafından incelenir.
Tespit Sürecinde Nelere Dikkat Edilmeli?
Tespit yaptıracak malikler için en kritik nokta, çalışmayı yürütecek kurumun bakanlık tarafından yetkilendirilmiş olup olmadığını kontrol etmektir. Ayrıca alınan karot numunelerinin bina genelini temsil edecek şekilde farklı kat ve akslardan alınması, raporun güvenilirliğini doğrudan etkiler. Tespit süreci genellikle birkaç hafta içinde tamamlanır; ancak binanın büyüklüğü, kat sayısı ve numune alınacak nokta sayısı süreyi uzatabilir. Ücretlendirme de yetkilendirilmiş kurumdan kuruma farklılık gösterebileceğinden, başvuru öncesinde birkaç kurumdan teklif almakta fayda var.
Riskli Yapı Tespiti mi, Güçlendirme mi?
Her riskli yapı tespiti otomatik olarak yıkım anlamına gelmez. Raporda hasar seviyesi düşük bulunan bazı yapılar için bina güçlendirme çalışması da bir seçenek olarak değerlendirilebilir. Ancak güçlendirme kararı; binanın yaşı, taşıyıcı sistem tipi ve maliyet-fayda dengesi gibi birçok teknik faktöre bağlıdır. Bu nedenle tespit raporunu hazırlayan uzmanlarla birlikte, güçlendirme ile yeniden yapımın hangisinin daha isabetli olacağı ayrıca değerlendirilmelidir.
2026'da Süreçte Neler Değişti?
2026 yılı başında 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nde yapılan güncelleme ile riskli yapı tespit sürecine ilişkin usul, standart formlar ve bildirim mekanizmaları yeniden düzenlendi. Değişiklikle birlikte malik toplantılarının davet usulü, toplantı tutanaklarının geçerlilik şartları ve karar yeter sayılarının belirlenmesi daha ayrıntılı kurallara bağlandı. Bu güncellemeler, sürecin standart bir teknik altyapı üzerinden yürütülmesini ve uygulamada birlik sağlanmasını amaçlıyor. Güncel mevzuat her zaman değişebildiğinden, başvuru öncesinde ilgili çevre şehircilik il müdürlüğünden teyit alınması önerilir.
Riskli Yapı Tespiti Sonrası Kentsel Dönüşüm Süreci Nasıl İşler?
Bir yapı riskli olarak tespit edildikten ve kesinleştikten sonra süreç genellikle şu şekilde devam eder: yıkım kararı ve tahliye, yıkım işleminin gerçekleştirilmesi, ardından yeni yapının ruhsat ve imar süreçleri. Kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile ilerleyen projelerde, malikler bir deneyimli bir müteahhitlik firmasıyla çalışarak hem teknik hem de hukuki riskleri azaltabilir. Bu aşamada devlet tarafından sağlanan kira yardımı ve kolaylaştırılmış kredi imkanlarından da yararlanılabilir; güncel destek tutarları için ilgili belediye veya bakanlık birimleriyle iletişime geçilmesi gerekir.
İzmir ve Bornova'da Riskli Yapı Tespiti Neden Önem Taşıyor?
İzmir, aktif fay hatlarına yakınlığı nedeniyle deprem riski yüksek illerden biri. Özellikle Bornova, Bayraklı ve Karşıyaka gibi ilçelerde 1999 öncesi inşa edilmiş çok sayıda bina bulunuyor. Bu binalarda oturan maliklerin, bekleyip görmek yerine erken davranarak riskli yapı tespiti sürecini başlatması, hem can güvenliği hem de yatırımın geleceği açısından önemli. Pulat İnşaat olarak 1986'dan bu yana İzmir'de yürüttüğümüz kentsel dönüşüm projelerinde maliklere tespit sürecinden teslim anahtarına kadar rehberlik ediyoruz.
Sonuç
Riskli yapı tespiti, kentsel dönüşümün teknik ve hukuki açıdan sağlam bir zemine oturması için atılması gereken ilk adımdır. Yetkilendirilmiş kurumlarla çalışmak, süreci doğru takip etmek ve güncel mevzuattaki değişiklikleri yakından izlemek, maliklerin haklarını korumasını sağlar. Binanızın durumu hakkında değerlendirme almak veya kentsel dönüşüm sürecinde profesyonel destek istiyorsanız bize ulaşın.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; resmi işlemleriniz için ilgili kurum veya bir uzmana danışınız.


