25 Ağustos 2026 · Pulat İnşaat

2026'nın İkinci Yarısında Konut Piyasasında Neler Değişiyor?

2026'nın İkinci Yarısında Konut Piyasasında Neler Değişiyor?

2026 konut piyasası, yılın ikinci yarısına girerken beklenmedik bir görüntü çiziyor: talep canlılığını korurken üretim tarafında belirgin bir yavaşlama yaşanıyor. TÜİK'in yakın zamanda açıkladığı verilere göre 2026'nın ikinci çeyreğinde yapı ruhsatı verilen bina sayısı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 2, daire sayısı ise yüzde 9,5 geriledi. Bu tablo hem konut arayanlar hem de yatırım planlayan arsa sahipleri için önemli sinyaller barındırıyor.

Yapı ruhsatı verilerinde neden yavaşlama var?

Yüksek konut kredisi faizleri ve sıkı parasal koşullar, müteahhitlerin yeni proje başlatma kararlarını erteliyor. Buna ek olarak inşaat maliyet endeksi ağustos ayında aylık bazda yüzde 1,05, yıllık bazda ise yüzde 22,82 arttı; malzeme fiyatlarındaki yükseliş bu artışın büyük kısmını oluşturuyor. Maliyet baskısı özellikle küçük ve orta ölçekli firmaları yeni arsa değerlendirmelerinde daha temkinli davranmaya itiyor.

Buna karşın dezenflasyon sürecinin devam etmesi ve yıllık enflasyondaki gerileme, orta vadede finansman koşullarının normalleşeceğine dair bir beklenti oluşturuyor. Sektör temsilcileri, 2026'nın son çeyreğinden itibaren faizlerde kademeli bir gevşeme yaşanması halinde ruhsat sayılarının toparlanabileceğini değerlendiriyor.

İskele ile çevrili çok katlı beton bina inşaatı
İnşaat maliyetlerindeki artış, yeni proje başlangıçlarını yavaşlatan başlıca etkenlerden biri.

Sosyal konut kampanyası piyasayı nasıl etkiliyor?

Bu yavaşlamanın karşısında devletin 500 bin sosyal konut kampanyası dikkat çekiyor. Türkiye genelinde planlanan bu projenin önemli bir bölümü İstanbul'a ayrılırken, kiralama amaçlı 15 bin konutun ilk teslimatları için ağustos ayı hedef gösterildi. Sosyal konut arzının artması, özellikle giriş seviyesi konut talebinde baskıyı bir miktar hafifletebilir; ancak İzmir gibi bölgesel pazarlarda etkinin sınırlı kalması bekleniyor.

İzmir ve Bornova özelinde bakıldığında, kentsel dönüşüm kapsamındaki projeler halen arzın önemli bir kısmını oluşturuyor. Ruhsat sayılarındaki genel yavaşlamaya rağmen dönüşüm projelerinin devam etmesi, deprem güvenliği açısından bu projelere olan talebin canlı kalmasını sağlıyor.

Konut alıcıları ve arsa sahipleri için bu dönemde ne yapılmalı?

  • Konut alıcıları: Arz tarafındaki yavaşlama orta vadede fiyat baskısını artırabilir; özellikle tamamlanmaya yakın veya iskanlı projelere yönelmek riski azaltır.
  • Arsa sahipleri: Maliyet artışına rağmen güvenilir ve deneyimli bir müteahhitle çalışmak, projenin zamanında ve bütçe dahilinde tamamlanması açısından kritik önem taşıyor.
  • Yatırımcılar: Kentsel dönüşüm bölgelerindeki projeler, hem güvenlik hem de değer artışı potansiyeli açısından öne çıkmaya devam ediyor.
İnşaat maliyet endeksindeki yıllık yüzde 22,82'lik artış, projelerin bütçelenmesinde şeffaf ve gerçekçi bir maliyet planlamasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Gündüz vakti şehir merkezinde yükselen konut binaları
Kentsel dönüşüm bölgelerindeki projeler, genel yavaşlamaya rağmen talep görmeye devam ediyor.

2026'nın ikinci yarısında beklentiler neler?

Sektör temsilcileri, faizlerde beklenen kademeli düşüşün 2027'ye sarkması durumunda konut üretimindeki yavaşlamanın bir süre daha devam edebileceğini belirtiyor. Bununla birlikte malzeme fiyatlarındaki artış hızının yavaşlaması, en azından maliyet tarafında bir rahatlama sinyali olarak okunabilir. Devam eden ve tamamlanan projelerimizi inceleyerek bu dönemde hangi tür yatırımların öne çıktığını görebilirsiniz.

Sonuç olarak, 2026 konut piyasası temkinli fakat tamamen durağan olmayan bir seyir izliyor. Ruhsat verilerindeki gerilemeye karşın kentsel dönüşüm ve sosyal konut projeleri piyasaya belirli bir denge katkısı sağlıyor. Konut alımı, arsa değerlendirmesi veya kentsel dönüşüm süreciyle ilgili sorularınız için bize ulaşın; 1986'dan bu yana İzmir'de edindiğimiz deneyimle sürecin her aşamasında yanınızda olalım.

← Tüm Yazılar
Devamı

Diğer yazılar